Ankaradaysanız ve de Emek'te oturuyorsanız, o zaman herhangi bir parkta bir anınız yoksa eksik yaşamışsınız demektir:) Biz bu akşam, bu artılarımızı değerlendirmek için kısa bir tur yaptık Anıttepe taraflarında. Delice yağan yağmura inat, banktan banka oturup eski günleri yad ettik. Elbette insanın içine cızlatmaz diyemem ama geçen onca zaman, ilk zamanların mutluluğunu yeni heyecanlara bırakmış... Bir ufak yürek burkuntusundan ibaret çıktım parktan. Kafamı nereye çevirsem bir şeyler vardı yaşanmış ama ben sadece gülümsedim... Yağan yağmurla beraber silindi gitti anılarım. Şimdi yeni hayallerimiz var, yeni koşuşturmacalarımız. Ve yepyeni heyecanlarımız...
Sonumuzun ne olduğunu bilmediğimiz bir yolda ilerliyoruz. Üstelik emin olmayan adımlarla...
Bir zamanlar heyecanla çıktığımız yolda, amacından bambaşka ve farklı insanlarla yürüyor olmak... Ne tuhaf.
Minicik zamanlarda, kocaman değişiklikler. Sabretmeyi öğrenmek bu olsa gerek, dinginliği...
Keşke imkanım olsa da burdan seslenebilsem geçmişime. Tek merak ettğim şey bu yaratılan yeni suretten memnun olunuyor mu? Ya da nasıl hissediliyor mutluluk, keyif, zafer kazanmışlık? Hangisi ya da başı göğde mi geziliyor? Bir de öğrenmek istiyorum; bu denli kötü olup da aynı zamanda nasıl mutlu olunabiliyor? Sizlere hayranım!!!
2 Mart 2010 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder