17 Ocak 2010 Pazar

Ankara da...

Şimdi şarklıar dinliyorum eşlik etsinler bana diye... Niye böyle oluyor insan? Niye en ufak bir yaşanmışlıkla bir adım geriye gidiyor, hem de ardına bakmadan koşarken?
Sanırım bu akşamki bunalımın sebebi, Ankara'nın yasaklı bölgelerinden geçmiş olmam. Oysaki güzeldi gün. Tiyatroya gidiyordum, eğlenceliydi de hem. Sonra ne mi oldu? Bir ağırlık çöktü yüreğime. O tanıdık caddelerden geçmek, duraklara, banklara bakmak farkettirmeden yakmış canımı da ben acısı taze diye hissedememişim. Ben değilmiydim daha dün geçti diyen. Evet bendim bir başkası değil. Peki ya bugün neden böyle?
Oysa bir zamanlar gönlümün başkentiydi Ankara. Şimdi ise bir zindan. Kaldırsınlar Beşevlerden sonrasını. Olmasın kızılaya kadar. Olmasın emek, olmasın bahçeli... Ankara olmasın. Bitsin bu grilik, güneş doğsun mesela.
Bu sefer olumluluk dolu cümleler yazamayacağım. İçimde eski günlere dair kalıntılar hala aynı, azaldığını sanarken, bilemem belkide son çırpınışları ama beni bıraksın artık. Düşsün yakamdan.Yeterrrrrrrrrrrrrrr!
Bir ışık istiyorum, sadece bir ışık. O ışık ki ısıtsın soğumuş yüreğimi.
http://www.dailymotion.com/video/xjwna_zuhal-olcay-ankarada-asik-olmak_music


3 yorum:

  1. geliyorumm...az bekle......ışık ışık diye debeleneciğine irem desene :)))

    YanıtlaSil
  2. Aslı,

    16/01/2010' daki dalıp gitmelerinin misafir geleceğine değil; bilakis, üzerine kendi kendine karalıkları, grilikleri, istemezlikleri, unutamamazlıkları getireceğine işaret olduğunu maalesef anlayamamışım...

    Sana ne demeli bilmiyorum. Çünkü, hepsi bir kulağından girip diğerinden çıkacak belkide hiç girmeyecek...Tanıdık caddelerden hep geçeceksin ya da her cadde sana tanıdık gelecek. Her zaman duraklarda bir ulaşım aracını bekleyeceksin, yorulduğunda banklara oturup dinleneceksin. Ama gördüğün ve bildiğin gibi masum durakların, bankların tek amacı insanı mutlu etmek, üzmek değil. Ankara' ya dair yazdıklarının olması da mümkün değil.

    Mümkün olan tek şey, gerçek, ki o sensin ve sen kendini yeniden tanımlayarak başkalıklara adım atacaksın. Bunu yapmazsan, yani başkalaşmazsan aynı yerde kalırsın ve buda unutamamazlıkların, kahırların içinde kaybolup gitmek demektir. Sen şu an şu dizelere uyuyorsun:

    "
    anlamaz aşk acısından,
    gidene dert olmaz.
    dağ dağa küstümü, hiç kimse nedenini sormaz.
    anlayamaz,
    gönlünü gün edeni sevmez sevda
    ister hep onu üzeni,
    her ona kucak açan olmaz fayda
    bekler hep onu sileni.
    "

    Yani acizmişsin gibi düşünüyorsun. Hayır sen güçlüsün,başarıyorsun. Kalan kırıntılar ise insanlara insan oldukları için verdiğin değerdendir.
    //10ur\\

    YanıtlaSil
  3. Yalnzı gözümden kaçmadı değil sizin slashlar gene üzerinize kapanmış :)
    GEçicek en kısa zamanda, umuyuyorum....

    YanıtlaSil