18 Aralık 2009 Cuma

Sonbahar ve Hüzün!


Hiç eve giresim gelmedi bu akşam. Yavaş yavaş, sallana sallana yürüdüm ankaranın sapsarı yapraklarla bezenmiş yollarında. Hızlıca esen rüzgar ve ona eşlik eden yağmurla beraber savrulduk yollarda. Yıllarca gelip gittim bu yollardan ama bu akşam farklı bir anlam yüklüydüler. Her sokağın başı, her evin penceresi, balkonu farklıydı bu gece. Bana bütün yaşanmışlıkları yaşattılar, hüzünlendim... İnat yaparcasına yavaşladı hareketlerim. Yüreğim beni yürüttü hatırası olan bütün yollarda. Ve en sonunda daha da gidemedi durdu bir köşede. Bir sağıma baktım, bir soluma baktım aynıydı herşey ve herşey yerliyerindeydi. İki damla yaş aktı gözümden. Ve her zamanki gibi yoktu silen gözyaşlarımı. Allah tan iki insan geçti yanımdan da utandım ve kesildi yaşlarım:) Sonra bir kez daha yapayalnız kaldım koskocaman bu şehirde. Artık çok daha soğuk ve karanlık Ankara...

Alışıyorum zamanla ne de olsa insanoğluyuz ve alışıyoruz hayata. Yaşamak için programlanmışız.

Ayakta durmalıyım ve her zamankinden daha dik. Neyse ki biraz da olsa yumuşadı gibi hayat. En azından bana bir kaç kapı açıyor. Hatta evlenme teklifi bile aldım, o derece yani:) Şimdi o yeni kapılardan yeni hayatlara adım atmak zamanı. İnanıyorum güzel olacak herşey ve az kaldı vuslata. Evet belki daha görmem gereken şeyler var ve göreceğimde. Yeniden yıkılıcağım ve yeniden düşeceğim, başa dönceğim. Ama biliyorum ki bahardır kışın sonu!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder