23 Aralık 2009 Çarşamba

Aslında artık yeni gelişleri karşılamak lazım kapıda:)

Şu bir kaç günü dolu dolu yaşamama rağmen sanki anlatsam 2 satır şey çıkacak gibi geldiği için içimden gelmedi yazmak. Ancak bu akşam izlediğim o filmden sonra yine daldık mazilere. Hasta hasta, ciğerlerim yana yana yürüdüğüm o sinema yolları ve insana her an bir patlama olacakta oracıkta ölünüverecek hissini uyandıran havalandırma santraline rağmen sinemaya ulaşmayı başardık:) Ama değdi filme...
Filmin beni en çok etkileyen kısmı, konusundan ziyede, geri dönüşlerdi. Arkaya bakmadan gidişlerin, basit bir cümleyle tekrar geri dönüşlere çevrilmesiydi. Her zaman kolay olur mu bu kadar dönüşler tabi tartışılır. Ya çok sevecek geride kalan, bağışlarcasına izin verecek gelmesine gidenin, ya da giden çok sevecek, herşeye rağmen gidişini affettirebilecek kalana... Yani cesur olacak dönüşünde gidişi kadar... Aslına bakılırsa zaten cesur olmak gitmemek bir yerde. Kalıp sonuna kadar savaşmak... Hepsinden ziyade zaten sevmek yürek istemez mi? Bir gün "ben gidiyorum" demek, saçma bir nedenle, yürekli bir insanın söyleyeceği sözler mi?
Elbette hayır!
Artık benim için üstüne durulması gereken bir eylem değil "geri dönmek". Bana göre değil çünkü. Ama "gitmek" çok derin izler bıraktığı için yüreğimde, ben istemesem de her an benimle beraber...Ama zaman korkutucu derecede hızlı ve şuursuz. O kadar hızlı ki yoruldum! Evet içim burkuluyor çoğu zaman, evet benden çaldıklarını yerine koyamıyorum belki ama eskisi gibi değil acısı. Ya da eskisi gibi ama ben alıştığım için artık o kadar yakmıyor canımı...
Aslında artık yeni gelişleri karşılamak lazım kapıda:) Sevgi dolu ve sımsıcak gelişleri. Dönüşü olmayan gidişleri... Çok sevdiğim sözlerle bitirmek istiyorum gene zırvalıklarla dolu yazımı...
"Dünyayı güzellik kurtaracak, bir insanı sevmekle başlayacak herşey..."
Sevgilerle...:)
http://www.izlesene.com/video/muzik-zulfu-livaneli---ada/1239026

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder