4 Ağustos 2010 Çarşamba

Bazen ölüp gitsem kim üzülür benim için acaba diye düşünüyorum. Muhakkak üzülürler sebebi de şöyle ki; insanın hayatından en ufak bir eşya bile eksilse hissedilir yokluğu. Yürekten kaç kişi üzülür acaba? Ağlarsa anam ağlar gerisi yalandan mı ağlar bilemiyorum. Birileri durmadan "iyi kızdı" der sanırım. Hepsi bu kadar olur. Bir annem gelir mezarımın başına bir babam... Ne acı işte o zaman bir kere daha ölürüm. Sanki hayattayken farklımıydı bir de öyle bakmak lazım. Zaten esas olan, hayattayken insanların birbirlerinin yanında olması değil mi? Ne faydası olur toprağın altına girdikten sonra birilerinin benim yanıma gelmiş olması?
Evimde yas uzun sürer ama 7 dim çıktımı herkes kaptırır kendini dünya telaşına. Olması gerekende bu zaten. Elbette bitecek bu hayat hepimiz için. Önemli olan hayattayken yaşayabilmek doyasıya...
İşte ben bunu düşünüyorum günlerdir. NE yaşadım, ne yaşıyorum? Ya da yaşıyormuyum doyasıya, yaşadığımı iliklerimde hissede hissede? Düşünüyorum... Bir çok insanın isteyip de elde edemediği çok şeye sahibim. Ama bir şey eksik bir yerlerde. Nefes almak zor geliyor. Savaşamıyorum tükendi bütün gücüm sanki. Çok güçlüydüm uçardım hep rüzgara karşı. Ne oldu şimdi de kırıldı kolum kanadım? Niye sarmıyor kimse saramıyor. Niye ben herkes için üzülürken kimse benim için, benimle beraber üzülmüyor?
Ölüm dedi mi biri içim sıkılır, lafını bile duymayayım diye kaçardım oradan. Şimdi ölümün üzerine üzerine gidiyorum. Umursamıyorum hiçbirşeyi...
Hatırlıyorum ne güzeldi herşey geçen yıl bu zamanlar çok mutluydum. Bir gün geldi darmadağın oldu herşey. Toplayamadım ondan sonra. Çok gezim, tozdum o ortamdan çıktım bu ortama girdim sırf kendimle başbaşa kalmayayım diye. Sonra gün geldi ki kimseyi görmek istemedim çıkmadım o yataktan günlerce... Çünkü uyurken kaçıyordum hayattan...
Güçlü rolü yapıyorum ama değilim. Zevk alamamıyorum hiç birşeyden.  Kısacık mutlu zamanlarım
 oldu ama arkasında günlerce sıraya girmiş mutsuz zamanlarım. Anlamadı kimse. Hakkım yok tabiki herkesin bir derdi var, bencillik olurdu bu. Ama her kes bana bencilken ben neden olamıyorum.
Nasıl düzelirim nasıl toparlarım bilmiyorum. Şu akıp giden ve asla geri gelmeyecek gençlik günlerim bitmeden, elimden tutan birini istiyorum sadece... Bana kötü günlerimi ardımda bıraktıracak, yeniden mutlu olmayı öğretecek birini...  Nankörlük yapmak istemiyorum yine de şükrediyorum sahip olduklarım için ama şu dağılan sol yanımı toplamayı istemek de hakkım olsun...n'olur...

28 Temmuz 2010 Çarşamba

Olmadı gitti...

Şunu anladım ki; insan sevmiyorsa sevmiyordur. Denk geleniniz var mı bilmiyorum ama bana hiç rastlamadı. Çok üzüldüm, ağladım, sızladım ama nafile. Olmadı sevmediler. Sonra oturdum düşündüm ve bir sonuca vardım. O kadar konuştum ettim, kendimden çaldım ama olmadı. Ee o zaman demek ki zorlamanın bir manası yok. Bıraktım her şeyi oluruna... Üzülüyorum belki ama bunun için karşımdaki insanları suçlayamam ki. Nasıl ben onları karşılıksız, özden sevdiysem, seviyorsam onlarda başkalarını sevme hakkına sahipler. Bunu isteyemeyecek kadar büyüdüm artık. Önemli olan zararın neresinden dönersen kar sağlamakta artık, buna inanıyorum.
En azından gönlüm rahat. Elimden geleni yaptım kendimce dahasını da yapamam zaten en nihayetinde benim de bir onurum, gururum var.
 Bu tavrım yine de kendim için değil sadece. Yine de başkalarını üzmemek onların hayatlarını karıştırmamak için gidiyorum. Sevgimin şiddetinden ben bile korkuyorum bu sefer!
 Hayatımda aldığım en zor kararlardan biriydi bu. Çok sancılı, yakıcı ve yıkıcıydı her şeyiyle bu dönem. Çok şeyler götürdü, zaten gitmekte olanlarla bir. Değiştim, hem de çok... Savaşmayı öğrendim. Sabırla beklemeyi. Şiddeti de gördüm sevgiyi de. Ama bozuldu dengelerim... Uyudum günlerce çıkmadım yataktan ya da günlerce girmedim eve. Kaçtım gittim uzaklara sonra geri geldim. İhaneti de gördüm...
Yapamıyorum... Çok denedim, yenildim her defasında. Olmuyor tek taraflı hep dedim. Tamam sevgiler karşılıksızsa gerçektir. Ama sevgiyi de beslemeli bir şeyler.
Ben yine de kıyamam üzmem hiç bir zaman, mutluluk herkese yakışır ve herkesin hakkıdır. Benim de tabi... Kızmadım, küsmedim zaten yapamam da. Ben hayata kırgınım aslında. Nerede yanlış yaptığımı bilmeden ya da suçum ne bilmeden yaşadım bunları ki daha neler yaşayacağım kim bilir... Kısmet bundan ötesi...
Şimdi toparlanmalıyım acilen. Ben olmalıyım yitirdiklerimi yerlerine koya koya dönmeliyim kendime. Zamana ihtiyacım var bu sefer. Upuzun bir seyehat olacak bu.
Üzgünüm.....

23 Haziran 2010 Çarşamba

Sevmek budur işte...

Adı nedir bilinmez ama tuhaf bir duygu bu, hissettiğim... Saçma salak, anlamsız ve bir o kadar manasız... Onca aldatılışımın, kandırılışımın üstüne hala yüreğim kıyamıyor. Baktığımda gözlere; hayır diyorum. Bu söylenenler doğru değil. Biliyorum bir şeyler var derinlerde. Çekilen acıların getirdiği, tek başınalığın verdiği çaresizlik... Kıyamıyorum... Kimsenin göremediği, belki de benim görmek isteyip ört pas ettiğim şeyler bunlar. Ama yanlış ama doğru hissediyorum. Biliyorum benim kadar şiddetli değil belki ama işte hissediyorum. Belki benim hissettiklerim hastalıklı ki zaten mantıklı bir iş değil bu ya... Doğru da değil, sonu da yok... Ama gel gelelim bunu biri anlatsın hadi!
Şimdi yeni bir sayfa açtım. İçinde beni üzenleri teker teker silerek dolduruyorum sayfayı... Ama bazılarını ben sildikçe kalemim durmadan yazıyor, sol üst köşeye... Sabırlıyımdır. Deva isteyene deva, dert isteyene bela olabilirm... Ama biliyorum ki çabalarım yersiz. Giden geldiği gibi gidicek ki en doğrusu bu. Daha öncede durdu sanılmıştı hayat ama, tıpkı şimdi olduğu gibi, kaldığı yerden devam edicek. Ardında yep yeni acılar ve hüzünü beraberinde sürükleyerek...
Üzgün ve yorgunum elbette... Annemim sözüyle bitiryorum yazımı " Sen farkına varamazsın. Ne kadar üzülsen de herşeye katlanırsın. Sadece yanında olsun diye... Sevmek budur kızım." Anneme bakın hele :)

10 Haziran 2010 Perşembe

Beni güzel hatırla....

Beni güzel hatırla

Bunlar son satırlar

Farzet ki bir rüyaydım esip geçtim hayatından

Yada bir yağmr sel oldum sokağında

Sonra toprak çekti suyu kaybolup gittim

Beklide bir rüyaydım

Senin için..

Uyandın ve ben bittim

Beni güzel hatırla

Çünkü sevdim seni ben her şeyini

Sana sırdaş oldum dost oldum koynumda ağladın

Yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini

Beni üzdün kınamadım

Alışıktım vefasızlığa el oldun aldırmadım

Beni güzel hatırla

Sayfalarca mektup bıraktım sana

Şiirler yazdım her gece

Çoğunu okutmadım

Sakladım günahını sevabını içimde

Sessizce gittim senden öncekiler gibi sende anlamadın

Beni güzel hatırla

Sana unutulmaz geceler bıraktım

Sana en yorgun sabahlar

Gülüşümü gözlerimi sonra sesimi bıraktım

En güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka

Söylenmemiş merhabalar sakladım her köşeye

Vedalar bıraktım duraklarda

Ne arasan bir sevdanın içinde

Fazlasıyla bıraktım ardımda

Beni güzel hatırla

Dizlerimde uyuduğunu düşün

Saçını okşadığımı üşüyen ellerini ısıttığımı

Mutlu olduğun anları getir gözünün önüne

Anlından öptüğüm dakikaları

Birazdan kapını çalan kişi olabileceğini düşün

Şaşırtmayı severim biliyorsun

Bu da sana son sürprizim olsun

Şimdi seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum

Beni güzel hatırla

GİDİYORUM....
Orhan Veli Kanık

4 Haziran 2010 Cuma

sana bu gece bütün şarkılar....

Ne saçma bi hal aldı hayatım böyle. Değiştim, değişiyorum. Ne yaşadım ben? Ne kadar doğruydu ya da ne kadar yanlıştı? Tartışamam ama hala düşünüyorum... Mutlu oldum, hala da mutluyum düşündükçe. Çok kısacıktı bu mutluluk sürem ama önemi olmasa gerek zamanın...
Geçti gitti bir yaz yağmuru gibi mutluluk, ama kurumadı hala topraktaki su ve yeşeriyor dallarım... İyi birşey mi ben anlamam ama hala sıcacık yüreğim... Özlüyorum... Hemde neyin ne olduğunu bilerek. Off çekiyorum şimdi derinden...
Herneyse... Sana bütün şarkılarım bu gece...

8 Mayıs 2010 Cumartesi

Şimdi mutluğun o ufacık fotoğraf karelerine sıkışmış haline bakıyorum. Neydi bizi bu hale getiren? Niye susuldu, neydi susturan şey bizi? En acısı, artık bunları konuşmak için ne denli geç olduğu... Şimdi içimde telafisi mümkünsüz bir acı var sadece... Çok kırgınım hem de çok... Kimse mükemmel değil biliyorum ama bunu da hak edecek biri değilim. Kızmayın bana ne olur artık böyle olmak zorundayım. Sanmayın ki sevmiyorum artık. Hala çok seviyorum hem de çok... Siz benim şu kısacık ömrümün bir parçasısınız ben istesem de sizi atamam içimden ama kırgınlığım sevgimi yeniyor artık... Çok yorgunum.....