18 Ağustos 2010 Çarşamba
4 Ağustos 2010 Çarşamba
Bazen ölüp gitsem kim üzülür benim için acaba diye düşünüyorum. Muhakkak üzülürler sebebi de şöyle ki; insanın hayatından en ufak bir eşya bile eksilse hissedilir yokluğu. Yürekten kaç kişi üzülür acaba? Ağlarsa anam ağlar gerisi yalandan mı ağlar bilemiyorum. Birileri durmadan "iyi kızdı" der sanırım. Hepsi bu kadar olur. Bir annem gelir mezarımın başına bir babam... Ne acı işte o zaman bir kere daha ölürüm. Sanki hayattayken farklımıydı bir de öyle bakmak lazım. Zaten esas olan, hayattayken insanların birbirlerinin yanında olması değil mi? Ne faydası olur toprağın altına girdikten sonra birilerinin benim yanıma gelmiş olması?
Evimde yas uzun sürer ama 7 dim çıktımı herkes kaptırır kendini dünya telaşına. Olması gerekende bu zaten. Elbette bitecek bu hayat hepimiz için. Önemli olan hayattayken yaşayabilmek doyasıya...
İşte ben bunu düşünüyorum günlerdir. NE yaşadım, ne yaşıyorum? Ya da yaşıyormuyum doyasıya, yaşadığımı iliklerimde hissede hissede? Düşünüyorum... Bir çok insanın isteyip de elde edemediği çok şeye sahibim. Ama bir şey eksik bir yerlerde. Nefes almak zor geliyor. Savaşamıyorum tükendi bütün gücüm sanki. Çok güçlüydüm uçardım hep rüzgara karşı. Ne oldu şimdi de kırıldı kolum kanadım? Niye sarmıyor kimse saramıyor. Niye ben herkes için üzülürken kimse benim için, benimle beraber üzülmüyor?
Ölüm dedi mi biri içim sıkılır, lafını bile duymayayım diye kaçardım oradan. Şimdi ölümün üzerine üzerine gidiyorum. Umursamıyorum hiçbirşeyi...
Hatırlıyorum ne güzeldi herşey geçen yıl bu zamanlar çok mutluydum. Bir gün geldi darmadağın oldu herşey. Toplayamadım ondan sonra. Çok gezim, tozdum o ortamdan çıktım bu ortama girdim sırf kendimle başbaşa kalmayayım diye. Sonra gün geldi ki kimseyi görmek istemedim çıkmadım o yataktan günlerce... Çünkü uyurken kaçıyordum hayattan...
Güçlü rolü yapıyorum ama değilim. Zevk alamamıyorum hiç birşeyden. Kısacık mutlu zamanlarım
oldu ama arkasında günlerce sıraya girmiş mutsuz zamanlarım. Anlamadı kimse. Hakkım yok tabiki herkesin bir derdi var, bencillik olurdu bu. Ama her kes bana bencilken ben neden olamıyorum.
Nasıl düzelirim nasıl toparlarım bilmiyorum. Şu akıp giden ve asla geri gelmeyecek gençlik günlerim bitmeden, elimden tutan birini istiyorum sadece... Bana kötü günlerimi ardımda bıraktıracak, yeniden mutlu olmayı öğretecek birini... Nankörlük yapmak istemiyorum yine de şükrediyorum sahip olduklarım için ama şu dağılan sol yanımı toplamayı istemek de hakkım olsun...n'olur...
Evimde yas uzun sürer ama 7 dim çıktımı herkes kaptırır kendini dünya telaşına. Olması gerekende bu zaten. Elbette bitecek bu hayat hepimiz için. Önemli olan hayattayken yaşayabilmek doyasıya...
İşte ben bunu düşünüyorum günlerdir. NE yaşadım, ne yaşıyorum? Ya da yaşıyormuyum doyasıya, yaşadığımı iliklerimde hissede hissede? Düşünüyorum... Bir çok insanın isteyip de elde edemediği çok şeye sahibim. Ama bir şey eksik bir yerlerde. Nefes almak zor geliyor. Savaşamıyorum tükendi bütün gücüm sanki. Çok güçlüydüm uçardım hep rüzgara karşı. Ne oldu şimdi de kırıldı kolum kanadım? Niye sarmıyor kimse saramıyor. Niye ben herkes için üzülürken kimse benim için, benimle beraber üzülmüyor?
Ölüm dedi mi biri içim sıkılır, lafını bile duymayayım diye kaçardım oradan. Şimdi ölümün üzerine üzerine gidiyorum. Umursamıyorum hiçbirşeyi...
Hatırlıyorum ne güzeldi herşey geçen yıl bu zamanlar çok mutluydum. Bir gün geldi darmadağın oldu herşey. Toplayamadım ondan sonra. Çok gezim, tozdum o ortamdan çıktım bu ortama girdim sırf kendimle başbaşa kalmayayım diye. Sonra gün geldi ki kimseyi görmek istemedim çıkmadım o yataktan günlerce... Çünkü uyurken kaçıyordum hayattan...
Güçlü rolü yapıyorum ama değilim. Zevk alamamıyorum hiç birşeyden. Kısacık mutlu zamanlarım
oldu ama arkasında günlerce sıraya girmiş mutsuz zamanlarım. Anlamadı kimse. Hakkım yok tabiki herkesin bir derdi var, bencillik olurdu bu. Ama her kes bana bencilken ben neden olamıyorum.
Nasıl düzelirim nasıl toparlarım bilmiyorum. Şu akıp giden ve asla geri gelmeyecek gençlik günlerim bitmeden, elimden tutan birini istiyorum sadece... Bana kötü günlerimi ardımda bıraktıracak, yeniden mutlu olmayı öğretecek birini... Nankörlük yapmak istemiyorum yine de şükrediyorum sahip olduklarım için ama şu dağılan sol yanımı toplamayı istemek de hakkım olsun...n'olur...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)